xff.jpg

ISRARLI TAKİP (STALKİNG) SUÇU

ISRARLI TAKİP (STALKİNG) SUÇU

Israrlı takip kavramı; ‘’Mağdur istemediği halde ona sürekli telefon etmek, mektup göndermek veya diğer iletişim araçları vasıtasıyla ilişki kurmaya çalışmak, e-mail, sms vb. göndermek veya siber ısrarlı takip gerçekleştirmek, mağduru bir yerde beklemek, takip etmek, gözetlemek, istenmediği halde çiçek, hediye veya herhangi başka bir eşya göndermek, kamuya açık bir yerde veya internet ortamında mağdur hakkında söylentiler yaymak veya bilgi/resim vb. kişisel verilerini paylaşmak gibi davranışlar olarak karşımıza çıkmaktadır.’’ [1]

Israrlı takip, hukukumuza ilk kez 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un ilk maddesinin birinci fıkrası ile girmiştir. Ardından 27 Mayıs 2022 tarihinde yayınlanan Resmi Gazete ile suç olarak tanımlanarak Türk Ceza Kanununda yerini almıştır.

Israrlı takip suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun ‘’Hürriyete Karşı Suçlar’’ başlıklı yedinci bölümünün 123/A maddesinde düzenlenmektedir. İlgili kanun maddesi uyarınca ısrarlı takip suçu, failin ısrarlı bir şekilde; fıziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan eylemlerde bulunması olarak tanımlanmaktadır.

HANGİ HAREKETLER ISRARLI TAKİP SUÇU OLARAK KABUL EDİLİR?

Israrlı takip suçunu oluşturan fiiller kanuna sınırlı olacak şekilde sayılmamıştır. Asolan failin hareketlerinin mağdur üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşturması, kendisinin veya yakınlarının güvenliği için endişe duymasına sebep olması, özetle huzur ve sükûnunun bozulmasıdır.  

Israrlı takip suçunu oluşturan eylemleri aşağıdaki şekilde örnekleyebiliriz;

  • Failin ölçüsüz bir şekilde mağdura mesaj atması, araması veya mektup göndermesi,

  • Failin mağdur istemediği halde çiçek veya hediyeler göndermesi,

  • Failin mağdur ile arkadaş çevresi aracılığı ile iletişim kurmaya veya bilgi almaya çalışması,

  • Failin sıklıkla mağdurun karşısına çıkması veya takip etmesi,

  • Failin mağdur tarafından davet edilmediği halde habersiz şekilde işyerine, okuluna veya bulunduğu mekânlara gelmesi,

  • Failin takipleri sonucunda mağdurun faille karşılaşmamak için işyerine giderken sürekli olarak kullandığı güzergâhı değiştirmesi veya çalışma saatlerini değiştirerek özgürlüğünün kısıtlanması,

  • Failin eylemleri neticesinde mağdurun evinde, ilave güvenlik önlemleri almak zorunda kalması,

  • Failin eylemleri neticesinde mağdurun evini değiştirmesi veya taşınması,

  • Failin eylemleri neticesinde mağdurun bedensel veya ruhsal sağlığının bozulması,

  • Failin eylemleri neticesinde mağdurun iş yerindeki veriminin düşmesi,

  • Failin eylemleri neticesinde mağdurun sosyal alışkanlıklarını veya sosyal faaliyetlerini değiştirmesi ya da askıya alması fiilleri ısrarlı takip suçunu oluşturacaktır.

ISRARLI TAKİP SUÇUNUN CEZASI NEDİR?

Failin ısrarlı takip suçunu oluşturan fiilleri işlemesi ve bu durumun mağdur üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşturması veya mağdurun kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olması halinde faile, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

Suçun; çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi, mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması, hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi hâlinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

ISRARLI TAKİP SUÇUNA MARUZ KALINMASI HALİNDE NEREYE ŞİKÂYET EDİLEBİLİR?

Israrlı takip durumuyla karşılaşan mağdur en yakın polis merkezine giderek veya adliyelerde yer alan cumhuriyet savcılıklarına şikâyet dilekçesi vererek şikâyetçi olmalıdır. Sürecin mağdur açısından psikolojik etkisi olması sebebiyle avukat desteği alınarak takip edilmesi süreci kolaylaştıracaktır.

ISRARLI TAKİP SUÇUNDA UZLAŞMA MÜMKÜN MÜ?

Uzlaştırma, Türk Ceza Hukukuna özgü alternatif çözüm yolu olup uzlaştırma kapsamına giren bir suç nedeniyle fail ile mağdur veya kanuni temsilcisinin, uzlaştırmacı denilen bağımsız üçüncü kişi tarafından anlaştırılmaları suretiyle uyuşmazlığın giderilmesi sürecidir.

Bir suçun uzlaştırma kurumu kapsamında çözümlenebilmesi için uzlaştırmaya tabi olup olmadığı kanunda açıkça belirtilmelidir. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suçlar uzlaşmaya tabi tutulabileceği gibi, uzlaşma kapsamı dışına da alınabilir. Şikâyete bağlı olan cinsel suçlar gibi ısrarlı takip suçu da uzlaşma kapsamı dışında tutulduğundan uzlaşma mümkün değildir.

 

 

[1] Çakmut, Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma ve Gürültüye Neden Olma Suçları, 54-64.