xff.jpg

İCRA HUKUKU KAPSAMINDA MENFİ TESPİT DAVASI

İCRA HUKUKU KAPSAMINDA MENFİ TESPİT DAVASI

Tespit davaları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun ‘’dava çeşitleri, dava şartları ve ilk itirazlar’’ başlıklı ikinci kısmının, 106. maddesinde tespit davaları başlığı altında düzenlenmiştir. Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Bu kapsamda açılabilecek tespit davaları müspet (olumlu) ve menfi (olumsuz) tespit davaları olarak ikiye ayrılmaktadır.

Menfi tespit davası, bir hak ya da hukuki ilişkinin mevcut olmadığının tespitini sağlamaya yönelik açılan davalardır. Menfi tespit davaları ile genel hukuk yargılamalarında karşılaşılmaktadır. Bununla birlikte icra hukuku kapsamında da borçlunun para borcu olmadığını tespit ettirmek amacıyla sıklıkla menfi tespit davası yoluna başvurduğu görülmektedir.

İcra hukuku kapsamında menfi tespit davası, İcra İflas Kanununda düzenlenmiştir. Alacaklı tarafından bir icra takibi başlatılmasından önce borçlu, borçlu olup olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Bu durumda borçlunun menfi tespit davası açmasında hukuki yararı olduğu kabul edilmektedir. Borçlu bu davayı kendisine karşı bir icra takibi başlatılmadan önce veya icra takibi başlatıldıktan sonra da açabilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, alacaklıya takip konusu borcun ödenip ödenmediği hususudur.

  • Borçlu tarafından icra takibini konu alan borç ödenmemişse menfi tespit davası,

  • Borçlu tarafından icra takibini konu alan borç ödenmişse, aslında borç olmadığı halde ödenen paranın iadesi amacıyla istirdat davası açılacaktır.

Borçlu, aleyhine başlatılan icra takibinde, borcu ödemeden borçlu olmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davası açacaktır. Borçlunun menfi tespit davasını kazanması halinde aleyhine başlatılan icra takibi iptal edilecek ve borcu ödemekten kurtulacaktır.

  1. Menfi Tespit Davasının İcra Takibinden Önce Açılması

Menfi tespit davasının icra takibi başlatılmadan önce açılabilmesi için borçlunun borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının olması aranmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki borçlu tarafından menfi tespit davasının açılması alacaklı tarafından başlatılacak icra takibini engellemeyecek ve başlatılması halinde takibi kendiliğinden durdurmayacaktır. Meğerki borçlu tarafından alacağın %15’inden az olmayan bir teminat yatırılmasın. Teminatın mahkemeden ihtiyati tedbir istemek suretiyle yatırılması halinde mahkeme icra takibinin durdurulmasına karar verebilecektir.

İİK madde 72/2 hükmü şu şekildedir;                           

‘’İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.’’

  1. Menfi Tespit Davasının İcra Takibinden Sonra Açılması

Menfi tespit davası, icra takibi başlatıldıktan sonra da borçlu tarafından açılabilir. Dava açılırken borçlunun, borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının olması aranmaktadır. Davanın takipten sonra açılması durumunda ihtiyati tedbir kararı almak ve teminat yatırmak suretiyle icra takibini durdurmak mümkün değildir. Her ne kadar takibi durdurmak mümkün değilse de alacağın %15’inden az olmayan bir teminat yatırıp ihtiyati tedbir kararıyla, takip sonunda icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmesinin önüne geçilebilir. Özetle ihtiyati tedbir kararı almak suretiyle hacze veya satışa engel olunamayacaktır.

Uygulamada, haciz işlemleri yapılmamış veya haciz yapılıp malların satışı gerçekleşmemişse, borçlu borç miktarını (faizi ve giderlerle birlikte) depo edip ayrıca %15’ten az olmayan bir teminatı yatırarak mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla takibin durmasını talep etmektedir. Mahkemenin ihtiyati tedbir talebini kabul etmesi, haciz yapılmasına engel olmakta, teminat karşılığında, davanın sonuna kadar para alacaklıya ödenmemektedir.

İİK madde 72/2 hükmü şu şekildedir;

‘’İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.’’

 

MENFİ TESPİT DAVASININ KABULÜNÜN SONUÇLARI

Borçlu tarafından alacaklı aleyhine açılan ve borçlu olmadığını konu edilen menfi tespit davasının mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde icra takibi durur ve mahkeme ilamının kesinleşmesinin akabinde takip iptal edilir. Eğer dava sürecinde veya öncesinde borçlunun mallarına haciz konulmuşsa bu hacizler kalkar. Eğer ki malları satılmışsa, satıştan elde edilen bu bedeller borçluya ödenir. Borçluya haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatan alacaklı, borçlunun talebi ile %20’den az olmayan icra inkâr tazminatına mahkûm edilir.

 

MENFİ TESPİT DAVASININ REDDİNİN SONUÇLARI

Borçlu tarafından alacaklı aleyhine açılan ve borçlu olmadığını konu edilen menfi tespit davasının mahkeme tarafından reddedilmesi halinde borcun varlığı kesin hükümle tespit edilmiş olur. Bu karar ile daha önce borçlu lehine tedbir kararı verilmişse bu karar kalkar ve alacaklı icra takibine devam eder. Borçlu, alacaklının alacağını geç almasına sebep olmasından dolayı alacaklının talebi aranmaksızın mahkeme tarafından resen %20’den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkûm edilir.